Kırmızı başlıklı cellat ve berberin en sert köşesi
Üç dişi keskin bir devin Boğazından sıkıyorum Bak kardeşim ben seni On asırdır tanıyorum Bu devin iki kolunda İki sancak asılı Askerler de bazen ölü rolü yapardı Şadırvan da akan iki büklüm su Senin için ilerisi ham ihtiras dolu Yarımı yarım kere dolaşınca Kızgın adama boyun eğmeyi Bir marifet sanınca Yakıştığın yerde ölmek gelir aklına Artık ne ölüm bir suçtur yediler konseyinde Ne yanındaki gölge Benin içinde derin derin soluk vermekte Senin celladın ne bir mahzende Sevdiği çingene belini Ne eskilerden bir çift patiği Girdin Berberin göğsüne Kapının kırmızısı o yüzden kanattı Senin ölümün çevrelerde haklı bir yıkıntı